“İş dünyasını yakından ilgilendiriyor”

“İş dünyasını yakından ilgilendiriyor”

DRT ekranlarında yayınlanan ‘Haftaya Bakış’ programında enflasyon muhasebesinin şirketlere faydalarına değinen Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Enflasyon muhasebesi iş dünyasını çok yakından ilgilendiriyor. Aslında şirketlerin bilançolarını, varlıklarını ve karlarını direk etkileyen bir konu” dedi.

Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu,  Başkan Yardımcıları Osman Uğurlu ile Mehmet Serter, DRT ekranlarında yayınlanan ve İrfan Atasoy tarafından hazırlanıp sunulan ‘Haftaya Bakış’ programına konuk oldu. Programında enflasyon muhasebesinin şirketlere faydalarına değinen Başkan Selim Kasapoğlu; “Enflasyon muhasebesi iş dünyasını çok yakından ilgilendiriyor. Aslında şirketlerin bilançolarını, varlıklarını ve karlarını direk etkileyen bir konu. Şuan şirketler enflasyon muhasebesi uygulanmadığı için gerçekte elde edilmemiş değerler bilançolara yansıyor ve bunun üzerinden vergilendirme yapılıyor. Enflasyon muhasebesi olsaydı, şirketlerin parasal olmayan varlıklarının özellikle stoklarının enflasyon nispetinde tekrar değerlenmesini gerçek değeriyle bilançoya yazılmasını sağlayacaktı. Bu noktada da çıkan karlar ve bilanço değerleri daha karlı olacaktı. Şirketler de bu enflasyon ortamında elde etmedikleri karın vergisini vermek durumunda kalmayacaklardı. Aynı zamanda şirketlerin bilanço değerlerinin de gerçek noktaya çekilmesine yardımcı olacak bir uygulamaydı. Bu noktada Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun çıkışı çok yerinde. Zaten iş dünyası da enflasyon muhasebesinin uygulanmasını konuşuyordu. Umarım hükümet nezdinde karşılık bulur. Çünkü reel sektörü ayakta tutmak doğru vergilendirmek önemli. Bu şirketler ekonominin can damarları. Zaten sanayici birçok yükle ezilmiş durumda” diye konuştu.

“Önümüzdeki günlerde zor dönem geçireceğiz”

Enerji sorununa değinen DSO Başkan Yardımcısı Osman Uğurlu; “Avrupa’da enerji fiyatlarının artmış olması, doğalgaza bağımlı olan metal, demir-çelik gibi sanayilerin zaman zaman durma aşamasına gelmesine neden oluyor. Bu tür durumlarda en yakın lojistik üs olan Türkiye, ciddi anlamda rekabet gücünü artırıyor. Şuan hala Türkiye’de enerji fiyatlarında sübvansiyon var. BOTAŞ üzerinden daha uygun fiyatlarla enerjiyi sağlayabiliyoruz. Özellikle Denizli’yi ilgilendiren tekstil sektöründe dezavantaj. Çünkü Avrupa ve Amerika popülasyonu hem enflasyon oluşması hem de enerji fiyatlarının artmasıyla tüketim toplumundan biraz çıkmaya başladılar. Öncelikle hayati ihtiyaçlarını sağlama peşindeler, tekstil ikinci plana atıldı. Böyle olunca Denizli’ye tekstil ihracatının düşüşü, eylül ayında yüzde 22 iken ekim ayında ise yüzde 29’a ulaştı. Ciddi anlamda tekstil sektörünü vurmuş durumda. Tabi bazı sektörlerde Türkiye çok pozitif ilerliyor ama yavaşlamaya girdik. Ben enerji krizinin Türkiye’ye yaramadığının öngörüsü içindeyim. Önümüzdeki günlerde zor dönem geçireceğiz. Tabi Türkiye şu şekilde ayrışacak; kendi enerjisini üretmeye başlayınca. Mesela yeni bir mevzuat yayınlandı. Depolamalı enerji santrallerinin kurulması üzerine. Bunu çok önemsiyorum. Çünkü depolama sektörü gelişmeye başladı. Biz ürettiğimiz elektriği süreklilik haline getirip sisteme verebileceğiz. Önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye bundan ciddi anlamda yararlanacak. Fırsatçılığının önüne geçmek içinde bir mevzuat yayınlandı. Burada Nisan ayından sonra çıkacak mevzuatla bütün sanayicilerimiz kendi tüketimi kadar bir üretim tesisi kurarak tüketimle üretimi özdeşleştirebilecek” şeklinde konuştu.

“İnşallah Avrupa’daki kriz çok derinleşmez”

Pandeminin herkeste tedirginlik yarattığını ifade eden DSO Başkan Yardımcısı Mehmet Serter, şunları söyledi: “Ülke olarak pandemi dönemini iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Türkiye özel izinle fabrikada çalışmaya devam etti. Dünyadaki en büyük ve güvenilir tedarikçilerden biri Türkiye oldu. Hepimizin ihracatı arttı. İhracatta Türkiye rekorlar kırdı. Karlılıklarından dolayı yatırıma girdiler. Fakat pandemi bitince ‘Daha güzel olacak’ derken, Rusya-Ukrayna Savaşı’yla beraber ekonomik kriz ve enerji krizinden dolayı bizim hedef pazarlarımızda bir resesyon ve bir kriz ortamı oldu. Türkiye krizlere alışık fakat kendi toprağımızda alışığız yani pazarımızda bir kriz olmuyordu. Sadece finansman krizlerimiz oluyordu. İhracatçı hep ayakta kalıyordu ve güçlenerek çıkıyorduk. Bu sefer kriz, hem Türkiye hem de pazarımızda olunca negatif olarak etkiledi. Hem üretim hem de siparişlerimizi etkiledi. En hızlı etkilenen sektörlerden biri doğal taş oldu. Doğal taş sektörünün şuanda keyfi yok. İşlenmiş doğal taşta yüzde 16’lık, blok ihracatında yüzde 23’lük bir düşüş söz konusu. Türkiye’de de şuanda doğal taşta büyük düşüş var. Siparişlerimiz çok hızlı durdu. İstihdamda da büyük düşüş söz konusu. 2023 için net bir şey söylemek mümkün değil. İnşallah Avrupa’daki kriz çok derinleşmez. Oradaki siyasetçiler vatandaşını ürkütüyor. Bu kışın çok zor geçeceğini enerji tasarruflarının yapılacağını söylüyorlar. İnsanlar korkuyor” şeklinde ifade etti.

Denizli Gazetesi uygulamamızı ücretsiz indirip; gelişmelerden anlık olarak haberdar olabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.